Aug 262012
 

25 Ağustos 2012 Cumartesi günü yaptığımız Tepeleme Atölyesinde ilk önce tepeleme ile ilgili tarihsel ve teorik bilgileri aktardık.

Daha sonra, katılımcıların kendi oluşturdukları Kurgu cümlelerini kullanarak Temel Reçete uygulamaları yaptık.

Tepeleme - EFT Atölyesi

Tepeleme – EFT Atölyesi

Kısa uygulama örneklerinden sonra, Sanal Tepelemenin kullanım yerleri ve uygulama şeklini değerlendirdik.

Temporal Tepelemenin davranış değişikliği için nasıl kullanılabileceğini, vuruş noktalarının yerlerini anlattık ve toplu uygulama yaptık.

Çalışmamızın son bölümünde, Bilinçaltı Sorgulamayı ele aldık ve kısa bir uygulama gerçekleştirdik.

Bilinçaltı Sorgulama

Bilinçaltı Sorgulama

Çalışmamız, toplam 4 saat sürdü.

Değerli katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz.

Gamet Gelişim Atölyesi

 

Aug 132012
 

(Aşağıdaki yazı, 04.08.2012 tarihli Haftalık Kitap Postası Dergisi 5.sayısında yaynlanmıştır.)

Temporal Tepeleme (Temporal Tapping) yöntemi, kökenleri, EFT gibi eski Çin’e kadar uzanan enerji meridyen terapileri yöntemlerinden birisidir. Temporal Tepeleme, özellikle hızlı davranış değişiklikleri gerektiren durumlarda etkili olur. Bu yöntemin eski Çin’de asi ve zaptedilmesi zor -hiperaktif- çocukları denetim altında tutabilmek için geliştirildiği belirtiliyor.(Donna Eden, Energy Medicine) Aynı yöntem, dünyanın bazı bölgelerinde ağrı denetimi için kullanılmıştır. (Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life)

Temporal Tepeleme yöntemi, standart ve kısaltılmış Tepeleme yöntemleriyle kıyaslandığında çok daha basit ve kısadır. Vuruş bölgesi olarak her iki kulağın üst yarısının etrafında çizilen bir yarım çemberin üzerinde yer alan noktalar kullanılır. Bu bölge, beynimizin “Temporal Lob” bölgesine denk gelir. Yöntemin adı da bu nedenle “Temporal Tepeleme”dir.

Vuruşların yapıldığı noktalar (bkz Resim 1), Üçlü Isıtıcı Meridyeninin üyeleridir. Bunlardan kulağın ön tarafındaki noktanın numarası 21’dir. Kulağın üst tarafındaki nokta, 20 numaralı noktadır. Diğerleri arkaya doğru 19, 18 ve 17 olarak uzanırlar. Üçlü Isıtıcı Meridyeninin bitiş kısmındaki 22 ve 23 numaralı noktaların yerleşimi de diğerlerine oldukça yakındır. 23 numaralı son nokta, kaş ucunda yer alır. 22 numaralı nokta ise kulağa biraz daha yakındır. Bu noktaların hepsini birden etkilemek için elin tüm parmaklarını bitiştirerek veya uçlarını bir yay oluşturacak şekilde birbirlerine yaklaştırarak kullanmak mümkündür. Bu durumda ilk vuruş sırasında serçe parmak kaş ucuna değecek şekilde tutulmalıdır. Vuruşlar her seferinde birkaç milimetre kadar kaydırılır. Bu şekilde yarı çember tamamlandığında başparmak veya işaret parmağı kulak arkasındaki 17 nolu noktayı uyarmış olur. Bu son nokta da uyarıldığı zaman, parmaklar yine başlangıç konumuna getirilir.

Temporal Tepeleme Vuruş Noktaları

Resim 1:Temporal Tepelemede kullanılan Üçlü Isıtıcı noktaları- (Fotoğraf ve düzenleme: Ayşe Nilden Aksoy)

Vuruşların hepsi hızlı bir tempoyla yapılır. Arzu edilirse, sadece işaret ve orta parmağın bitiştirilmiş uçları kullanılabilir. Vuruş şiddeti darbeyi hissedecek, hatta çıkardığı sesi duyacak kadar güçlü olmalı; ancak, can yakacak kadar sert vurulmamalıdır.

Temporal Tepeleme yönteminde vuruşların sadece önden arkaya doğru yapılması önemlidir. Donna Eden, “Energy Medicine – Enerji Tıbbı” isimli kitabında, bu yönün, Üçlü Isıtıcı Meridyenindeki enerji akışına ters olduğu için alışkanlıklar üzerinde özellikle etkili olduğunu vurguluyor.

Yöntemin bir de düşünsel ve sözel tarafı var.

Kulağımızı çevreleyen vuruşları yaparken, kısa bir cümle halinde derdimizi dile getirmemiz gerekir. Sol kulağımızın çevresine vuruşları yaparken, olumsuz cümleler kurarak problemimizi dile getiririz. Buradaki amacımız, yüzleşme uygulayarak, ilgili alışkanlığı zayıflatmaktır. Sol tarafa yaptığımız bu vuruşlar, beynimizin sol tarafını, yani mantık süzgeçlerinin aktif olduğu bölgeyi uyarır ve bilinçli zihnimize söylediğimiz cümleye itiraz etmesine fırsat verilmemesi sağlanır. Olumsuz yapıdaki bu cümle ve vuruş serisi tercihan 3 kez yinelenir.

Daha sonra sağ tarafa geçilir. Bu tarafta, benzer cümle bu kez olumlu bir yapıda söylenir. Yani tam bir olumlama cümlesi kullanılır. Sağ beyin lobu doğrudan verilen komutu almaya daha yatkın olduğu için, verdiğimiz olumlama doğrudan bilinçaltına ulaşır. Böylece, tercih ettiğimiz yeni alışkanlığı daha da güçlendirmiş oluruz.

Eğer amacımız herhangi bir eski alışkanlığı değiştirmek değil de, sadece yeni bir alışkanlığı kazandırmak ise, sol tarafı hiç kullanmaksızın, sadece sağ kulağımızın çevresine vuruşları uygulamak ve olumlama cümlelerini söylemek yeterli olur.

Temporal Tepeleme uygulamasında genel öneri sol tarafa vuruş yaparken olumsuz cümlelerin, sağ tarafa vururken olumlu cümlelerin tekrarlanması şeklindedir. Bunun yanısıra her iki tarafa da hem olumlu, hem de olumsuz cümleleri yinelerken aynı anda vuranlar, sadece sağ tarafı kullananlar, hatta sağ ile sol bölgeyi ters olarak (sağ tarafı olumsuz cümleler için, sol tarafı olumlu cümleler için) kullananlar da vardır.

Bizzat yaptığımız deneysel çalışmalarda, çoğunluğun tercih ettiği uygulamaların daha etkin olduğunu gözlemledik. Bu nedenle size de sol tarafa vuruş yaparken olumsuz, sağ tarafa vuruş yaparken olumlu cümleler kurmanızı öneriyoruz.
Şimdi para ve zenginlikle ilgili bir örnek verelim.

  • Sol Kulak: Ben değerli biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben değerli biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben gerektiği kadar paraya sahip değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben gerekenden daha fazla paraya sahibim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Zenginlik benim hakkım değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Zenginlik benim hakkım (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Para kazanmak benim için kolay değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Para kazanmak benim için çok kolay (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Paranın fazlası yarar getirmez (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Paranın fazlası iyidir. Onu paylaşabilirim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı olursam, arkadaşlarım yanımda kalmaz (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı olursam, çevrem de zenginleşir (3 kez tekrarla)

Yukarıdaki cümleler sadece örnek olarak verilmiştir. Elbette bu cümleleri aynen kullanabilirsiniz ama, daha iyi sonuçlar almak için kendi cümlelerinizi, kendi sözcüklerinizle oluşturmanız daha etkili olur. Önce olumlama cümlelerinizi oluşturun. Sonra da olumsuz cümlelerinizi.

Yukarıda verdiğim ve olumsuz-olumlu cümle çiftini peşpeşe kullanmak yerine, önce sadece olumsuz cümleleri sol kulağın çevresine vurarak peş peşe tekrarlamanız, sonra da sağ kulağın çevresine vururken olumlu cümleleri kullanmanız mümkün. Size hangisi daha uygun geliyorsa, o yöntemi kullanın. Larry Nims’in Gary Craig ile birlikte yaptığı bir sahne gösterisinde, bu tekniğin bir tür telepatik etkileşim amacıyla kullanıldığı görülüyor.

Larry Nims, sadece düşünce yoluyla Gary Craig’in kas davranışlarını yönetiyor. Bu etkileme biçimi, “Suret EFTsi” (Surrogate EFT) yöntemindeki etkiyle oldukça benzeşiyor. Kendi vücudumuz üzerinde oluşturduğumuz etkilerin ya da zihinsel olarak yoğunlaştığımız düşüncelerin, arada fiziksel bir temas olmaksızın bir başka bedende aynalanıyor olması dikkate değer.

Temporal Tepeleme ile ilgili deneysel uygulamalarımızı ve araştırmalarımızı ilgiyle -ve bazan şaşkınlıkla- sürdürüyoruz. Özellikle Bilinçaltı Sorgulama ile birlikte kullanıldığında bu yöntem, davranışlar üzerinde çok hızlı ve etkin sonuçlar üretiyor. Bu konudaki bilgi birikimi ve deneyimlerimizi en kısa zamanda yeni bir kitapta toplayarak sizlerle paylaşacağız.

Gelecek haftaki konumuz Bilinçaltı Sorgulama’da buluşmak üzere…

Ahmet Aksoy
ahmetax@axtelsoft.com
http://eft.axtelsoft.com

Meraklısına not: Üçlü Isıtıcı Meridyen noktalarına yaptığımız vuruşların yeri itibariyle bir başka yan etki yarattığını düşünüyoruz: İç kulaktaki hassas denge organının, bu vuruşlardan etkilenme olasılığı var. Kafatasının herhangi bir yerine yapılan benzer vuruşlar da elbette kafamızı çevreleyen tüm noktaları ve onların ait olduğu meridyenleri etkileyecektir.

Referanslar:
(1) Donna Eden, Energy Medicine
(2) Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life
(3) Larry Nims, Be Set Free Fast: Release Your Discomforts Now
(4) Roger Callahan, Tapping The Healer Within
(5) Gary Craig, The EFT Course
(6) Carol Tuttle
(7) Christine Sutherland

Aug 052012
 

(Aşağıdaki yazı Haftalık Kitap Postası Dergisinin 14 Temmuz 2012 tarihli 2. sayısında yayınlanmıştır. )

Önceki yazımda EFT – Tepelemenin anlamını ve kısa tarihçesini anlatmıştım.
Bugün de bu yöntemin nasıl uygulanacağını anlatacağım.

EFT – Tepeleme, baş, göğüs ve ellerimizdeki bazı özel noktaların genellikle parmak uçlarıyla vurularak uyarılması yöntemiyle çalışır.

EFT – Tepeleme sürecindeki temel aşamalar şöyledir:

1. Saptama
2. Değerlendirme
3. Kurgu
4. Vuruşlar
5. Tekrar değerlendirme (gerekiyorsa kurgu aşamasına tekrar dönüş)

Kısaltılmış reçetede kullandığımız noktaları şu şekilde sıralayabiliriz:

KB- Kaş başlangıcı (simetrik)
GU- Göz ucu (simetrik)
GA- Göz altı (simetrik)
BA- Burun altı (tek)
ÇN- Çene (tek)
KK- Köprücük kemiği (simetrik)
KO- Koltuk altı (simetrik)
GN- Göğüs noktası (simetrik)
BL- Bilek içi (simetrik-grup)
TN- Tepe bölgesi (karışık-grup)

Burun altındaki ve çenedeki noktalar tektir. Diğer noktalar ise çifttir ve simetrik olarak vücudumuzun her iki tarafında yer alırlar. Tepe bölgemizde ve bileklerimizde ise birbirine yakın çok sayıda nokta bulunur.

Her noktaya hızlı bir tempoyla 5-7 kez vurmamız gerekir. Vuruşlarımız kuvvetli olmalı, ancak canımızı yakacak kadar abartılmamalıdır. Bu noktaların hepsi, ilgili bölgedeki kemiğin yüzeye çok yakın olduğu yerlerde yer alır. Bileklere parmak uçlarıyla vurmak yerine, her iki bileğin iç taraflarını birbirine vurmak, bu bölgeden geçen meridyenlerin hepsini birden aktive eder. Yine çok sayıda meridyen geçişinin yer aldığı tepe bölgemizde de geniş bir alanı parmak uçlarıyla taramak, ya da tüm parmaklarımızın etli taraflarını veya el ayamızı bir bütün halinde bu bölgeye uygulamak yerinde olur.

EFT – Tepeleme uygulamasının ilk aşamasında, üzerinde çalışacağımız sorunu saptarız. EFT uygulaması, sorunları birer birer çözmede çok daha başarılı olur. Bu nedenle saptanan sorun mümkün olduğu kadar net ve yalın olmalıdır. Örneğin bir ağrı üzerinde çalışacaksak, o ağrının tipini ve yerini de dikkate almalıyız.

Sorunumuzu saptadıktan sonra, o sorunun duygusal yansımasının vücudumuzun neresinde yoğunlaştığını belirleriz. Örneğin midemizde bir burulma, ensemizde katılaşma, nefesimizin daralması, vb. (İlk başlarda sorunumuzun yoğunlaştığı bölgeyi saptamak çok kolay olmayabilir. Ancak zaman içinde deneyim kazandıkça, bu tür saptamaları daha kolaylıkla yapmaya başlarız.) Eğer böyle bir bölge yoksa, ya da bulamadıysak, ille de bulacağız diye kendimizi strese sokmaya gerek yok.

Bir sonraki aşamada, hissettiğimiz sıkıntının şiddetine 0 ile 10 arasında bir değer veririz. 0 (sıfır) yok, 10 (on) ise dayanılamayacak kadar şiddetli anlamına gelir. Bu saptama da, ilk başlarda kolay olmayabilir ama, en azından tahmini bir değeri mutlaka vermemiz gerekir. Çünkü EFT’nin en önemli özelliklerinden biri, sübjektif sorunlarımızı objektif olarak ölçümleyebilme fırsatı sağlamasıdır.

Sorunumuzun yerini ve şiddetini belirledikten sonra kurgu cümlemizi oluştururuz. Bu cümlenin olabildiğince yalın, anlaşılır ve kolay söylenebilir olması önemlidir. Süslü cümleler yerine, kendi gündelik kelimelerimizle oluşturduğumuz basit cümleler çok daha etkilidir.

Diyelim ki gözlerimizde bir ağrı var. Bu tek taraflı bir ağrı. Şiddeti de 7 olsun.

Bu durumda kurgu cümlemizi şöyle kurabiliriz:
“Sol gözümü çevreleyen bu ağrıya rağmen, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”
Şu da iyi bir kurgu cümlesi:
“Sol gözüme bıçak gibi saplanan 7 şiddetindeki bu ağrıya rağmen, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Bu kurgu cümlesini elimizin serçe parmağına bitişik keskin ve etli tarafına (karate noktası) diğer elimizin parmaklarıyla sürekli vururken, peşpeşe 3 kez tekrarlıyoruz. Hangi elimizle hangi elimize vurduğumuz önemli değil. Hatta iki elimizin keskin kenarlarını birbirine vurmamız da geçerli bir yoldur.

Kurgu işlemi sırasında Karate noktasına sürekli vuruş yapmak yerine, göğsümüzdeki HN-Hassas Noktaları hafifçe bastırarak ovmak ta aynı işlevi görür. Bu noktalar, köprücük kemiklerinin ortada birleştiği V noktasından 7-8 santimetre aşağı indikten sonra, sağa ve sola yine 7-8 santimetre gittiğimizde bulacağımız noktalardır. Simetriktirler. Üzerlerine bastırıldığında biraz acı duyulur. Bu noktalar lenf sıvısının biriktiği noktalardır. Hassas olmalarının nedeni de buralardaki sıvı birikimidir.

Kurgu aşaması tamamlandığında vuruşlara geçiyoruz: (Simetrik noktaların herhangi birini, ya da her ikisini aynı anda kullanabiliriz.)

KB- Kaş başlangıcı – Bu ağrıya rağmen
GU- Göz ucu – Bu ağrıya rağmen
GA- Göz altı – Bu ağrıya rağmen
BA- Burun altı – Bu ağrıya rağmen
ÇN- Çene – Bu ağrıya rağmen
KK- Köprücük kemiği – Bu ağrıya rağmen
KO- Koltuk altı – Bu ağrıya rağmen
GN- Göğüs noktası – Bu ağrıya rağmen
BL- Bilek içi – Bu ağrıya rağmen
TN- Tepe bölgesi – Bu ağrıya rağmen

Vuruşları tamamladığımızda derin bir nefes alıp, tek hamlede boşaltıyoruz.
Ve yeniden bir değerlendirme yapıyoruz.
Değerlendirme yaparken gözlerimizi kapatmakta yarar var. Böylece, ele aldığımız sıkıntıya daha iyi yoğunlaşabiliriz. Değerlendirmede iki ayrıntıya dikkat edeceğiz:
1- Sıkıntımızın yerinde veya davranışında bir değişiklik var mı?
2- Şimdiki şiddeti (0-10 skalasına göre) kaç?

Sorunun yer veya davranışındaki değişiklikler, etkilenmenin göstergesidir. Şiddet düşmemiş, hatta yükselmiş olsa bile yeri değişmişse, doğru yoldayız demektir.
Eğer saptadığımız yeni şiddetin değeri 0, 1 veya 2 ise uygulamayı sonlandırabiliriz. Eğer daha yüksek bir değer belirlediysek kurgu aşamasına dönüp karate noktasına vururken kurgu cümlemizi 3 kez yinelemekten başlayarak tüm işlemleri aynı sırayla tekrarlamalıyız.

Tepeleme uygulamamızı 3 kez tekrarladığımız halde şiddetinde veya yerinde bir değişiklik elde edemediysek, ısrar etmek doğru olmaz. Uygulama yapmak için kullandığımız yeri değiştirebilir, ya da bir başka saat veya güne kaydırabiliriz.

Tepeleme uygulamaları genellikle çok hızlı tepki verirler. Yine de sonuç alamadığımız durumlarla karşılaşma olasılığı vardır. Böyle bir durumla karşılaştığımızda şu ayrıntıları sorgulamalıyız:
1- EFT yaptığımız mekanı etkileyen kuvvetli elektromanyetik alan kaynakları var mı? (TV, cep telefonu, elektrik trafosu, yüksek gerilim hatları, vb.) Eğer böyle bir güç alanı varsa, mümkünse kapatalım veya bu tür etkilerin olmadığı bir başka mekan seçelim.
2- Vücudumuz susuz kalmış olabilir mi? Tepeleme uygulamasına başlamadan önce mutlaka bol miktarda su içmeliyiz. Uygulama sırasında da özellikle yeni bir döngüye başlamadan önce bedenimize su takviyesi yapmak çok yararlı olacaktır.
3- EFT’ye karşı duygusal direncimiz olabilir mi? (Bu konuyu ve çözümünü bir başka yazımızda ele alacağız.)

http://eft.axtelsoft.com/ web sitemizde EFT ile ilgili ve farklı konularda çok sayıda örnek ve açıklama bulabilirsiniz. Konuyla ilgili sorularınız için sitemizdeki telefonları arayabilir veya bana eposta gönderebilirsiniz.

Gelecek hafta, bazı uygulama örnekleri vereceğim.

Tekrar görüşmek üzere,

Ahmet Aksoy
1.Not: EFT ile TEPELEME sözcüklerini eşanlamlı olarak kullanıyorum. Kişisel Gelişim konusuna daha önceden giriş yapmış olanlar, bu tekniği EFT adıyla tanıyor. Ben de aynı sözcüğü kullanmakla birlikte TEPELEME sözcüğünün aynı kavram için ülkemizde daha etkin ve kolay anlaşılır olacağını düşünüyorum. (Hatta TEPELEME sözcüğü, EFT’yi de içeren ama daha geniş bir kavrama karşılık geliyor.) Bu nedenle yazılarımda her iki sözcüğü de bilinçli olarak birlikte ve birbirinin yerine kullanmaya devam edeceğim.

2.Not: Yukarıda Kısa Reçete için verdiğimiz nokta sıralamasında Tepe Noktasını en başta veya en sonda kullanabilirsiniz. Size hangisi daha yakın geliyorsa, onu kullanın.

 

Aug 012012
 

(Aşağıdaki yazı Haftalık Kitap Postası Dergisinin 07 Temmuz 2012 tarihli ilk sayısında yayınlanmıştır. )

STRES, çağdaş hastalıklarımızdan biri.
Gündelik endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız, karşılık bulmayan beklentilerimiz…
Bunların hepsi birer stres kaynağı.
Bizler, bu gündelik stres kaynaklarıyla açıkça yüzleşmek yerine onları bilinçaltımızın çekmecelerine tıkıştırmayı tercih ediyoruz. Üstlerini örtüyor, onları biriktiriyoruz. Görmezden gelip, unutmaya çalışıyoruz.
Ve sonra, durup dururken niçin sinirlendiğimizi, niçin hüzünlendiğimizi, ortada belirgin bir neden yokken herşeyden niçin korkar olduğumuzu merak ediyoruz.
Endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız ve karşılıksız beklentilerimiz bilinçaltımızın çekmecelerinde…
Stresin ana kaynağı da işte bu bilinçaltımızın çekmecelerinde biriktirdiklerimiz…
Ya çözüm?…
İşte bu çözümün adı: EFT.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Techniques” sözcüklerinin kısaltılmış hali. Türkçe karşılığı: “Duygusal Özgürleşme Teknikleri”. Biz buna Türkçe “Tepeleme” diyoruz.
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgilere 
http://eft.axtelsoft.com sitemizden ulaşabilirsiniz.
Bu tekniği herkesin bilmesinde yarar var.
Bu teknik, hem sırtımıza yüklediğimiz nasırlaşmış duygusal yüklerden arınmamızı sağlıyor; hem de yeni yüklerin oluşumunu en başından engelliyor. Dolayısıyla hem onarıcı, hem de koruyucu bir yapısı var.
EFT, tıbbi tedavilere bir alternatif değil. Ama, ilgili doktorun da izniyle etkin bir destek sağlayabilir.
EFT, ilköğretimin ilk basamaklarından itibaren, mümkünse daha erken yaşlarda öğrenilmesi gereken bir teknik. Çünkü bu teknik ömür boyu sürekli yararlanabileceğimiz önemli araçlar içeriyor. Tamamen teknik ve pratik. İlk başta uygulamayı bir uzman yardımıyla yapmalısınız. Biraz yetkinleştikten sonra kendi başınıza kolaylıkla yapabilirsiniz. EFT’nin etkili olması için özel felsefi inançlara da ihtiyacınız yok.
Deneyip sonucunu görün ve öyle karar verin.

EFT uygulamasının kökeni 4 bin yıl önceki Çin ve Japon akupressure tekniklerine kadar uzanıyor. Bu teknikler 20. yüzyılda batı tarafından anlaşılmaya, kabul görmeye ve günün şartlarına uyarlanmaya başlandı. İşte bu yeni uyarlamalardan bazıları 1950’lerden itbaren Uygulamalı Kinesioloji (Applied Kinesiology), Düşünce Alan Terapisi (TFT-Thought Field Therapy) gibi isimler altında tanındı ve kabul gördü.

1990’larda Gary Craig isimli bir mühendis tarafından geliştirilen ve “Duygusal Özgürleşme Teknikleri” olarak isimlendirilen EFT (Emotional Freedom Techniques) pratik ve etkin bir yöntem olarak hızla yaygınlaştı.

EFT, enerji meridyenlerinin varlığına dayanır. Oysa, batı dünyasında herşeyin temelinde madde yer alır. Bununla birlikte, Albert Einstein tarafından bilimsel olarak ortaya konduğu gibi, aslında madde de enerjiden oluşmaktadır. Bu bakış açısıyla, maddesel bir varlık olan vücudumuzun, kendi enerji meridyenlerindeki değişimlerden etkilenmesinin nedenlerini kavramak ta daha kolay olur. Akupunktur ve akupressure uygulamaları da aynı enerji modeline dayanmaktadır.

EFT’nin amacı, enerji akışında denge sağlamaktır. Bu amaçla, vücudumuzdaki bazı akupunktur noktaları, parmak uçlarıyla vuruşlar yapılarak kinetik olarak uyarılır.

Bir EFT uygulamasında zihnimizde belli bir ifade üzerinde yoğunlaşır ve aynı zamanda gerekli noktalara parmak uçlarıyla vururuz. Bu vuruşlar, kendimizi gergin hissettiğimiz zamanlarda masanın üzerinde parmaklarımızla tempo tutmaya benzer.

Klinik çalışmalar, enerji akışındaki aksamaların gerginliğe yol açtığını göstermektedir. EFT uygulaması ile enerji akışı düzenlenmekte ve gerginlikle başa çıkmak mümkün olmaktadır.

EFT uygulaması her seferinde sadece tek bir soruna odaklanarak yapılır. Enerji meridyenleri üzerindeki belirli noktalar parmak vuruşlarıyla uyarılır ve enerji akışındaki düzensizlikler yeniden bir düzene sokulur. Böylece, o sorunun vücutta yarattığı olumsuzluklar ortadan kalkar. Böyle bir durumda, daha altta yatan başka sorunların yüzeye çıkması da mümkündür. Açığa çıkarak farkedilir hale gelen yeni sorunlar da her seferinde birer birer ele alınarak çözümleme işlemine devam edilir. EFT uygulanan kişi, alttan çıkan sorunların daha önceden farkında bile olmayabilir.

Her kaygı ve endişe durumu bedenin çeşitli yerlerinde sorunlar yaratır. EFT yöntemiyle bu sorunların giderilmesini sağlıyoruz. EFT uygulamaları, uygulanan kişinin tepkisine bağlı olarak kısa veya uzun sürebilir. Sorun bazan tek bir uygulama ile aşılabilirken, bazan da uzun süreli tekrarlar gerektirebilir.
EFT duygusal sıkıntıların giderek yoğunlaştığı son yıllarda, etkin ve başarılı bir yardımcı çözüm aracı olarak hızla yaygınlaşmaktadır.

EFT’nin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılara sonraki yazılarımızda yer vereceğiz.

Ahmet Aksoy

ahmetaxoy@ahmetaxoy.com